20 Kasım 2011 Pazar

DEPRESYON

DEPRESYON


Tarihçe ve Tanım

Depresyon, kabaca çocuk ve ergenin içe kapanması, üzüntülü, ağlamaklı görünümü ve hayattan keyif alamadığı durum olarak adlandırılabilir.



1960’lara kadar çocuk ve ergen yaş gruplarında depresyonun olmadığına dair inanış bulunmaktayken sonraki dönemlerde yapılan çalışmalarda ergenlerin hatta çocukların da depresyona girdiğine dair kanıtlar elde edilmiştir. Yapılan yurtdışı çalışmalarda depresif belirtilerin çocuklarda           %10-13, ergenlerde %21-56 oranları arasında görüldüğü saptanmıştır.  Türkiye’de yapılan çalışmalarda ise daha yüksek oranlarda olduğu gözlenmiştir.



Nedenleri

Depresyon’a birçok etken neden olmaktadır. Genetik faktörler bu etkenlerin başında gelmektedir. Anne veya babanın herhangi birinde depresyon varsa çocuklarında risk 2 kat, anne ve



babanın her ikisinde depresyon varsa çocuklarında risk 4 kat artmaktadır. Ayrıca tıbbi rahatsızlıklar, stresli yaşam olayları (travma gibi), çevresel etmenler (boşanma, çatışmalı aile ortamı gibi) depresyonun gelişiminde önemli rol oynamaktadır.



Klinik Görünüm

Depresyon belirtileri çocuğun yaşına göre değişmektedir. Belirtiler okul öncesi çocuklarda daha çok davranışlara yansımaktadır. Ergenlik döneminde ise duygu ve düşüncelerini daha sık dile getirdikleri görülmektedir. Bu amaçla belirtileri iki ana yaş grubuna ayırmak gerekmektedir.



1. Okul Öncesi Çocuklar

İçe kapanık ve kasvetli oldukları, kolay ağladıkları, alınganlık gösterdikleri ve ani öfkelendikleri görülür. Bulundukları ortamlarda huzursuzlukları ve sürekli olarak söylenenlere karşı geldikleri görülür. Arkadaşları ile ilişkilerinde cansızlık hakimdir. Bu nedenle onlarla oyunlara katılmadıkları ve yalnız kaldıkları göze çarpar. Bazen de kendilerine zarar verici davranışlarda bulunabilirler.

2. Okul Dönemi Çocukları ve Ergenler

Bahsedilen belirtilere ek olarak hiçbir şeyden hoşnut olmamaları, kendilerini ve etrafındakileri beğenmemeleri görülmektedir. Günlerini odalarında yalnız başına geçirmeleri, alınganlıkları, derslere ilgisizlikleri, ders başarısızlıkları, kavgalara karışmaları ve madde kullanmaya eğilimleri gözlenir. Kendine zarar verici davranışları ve bazen de intihar etme girişimleri olabilir.



Tedavi


Tedavisi nedenlerine yönelik olmalıdır. Tedavide çocuk ve ergenin yaşamış olduğu stresli yaşam olayları, yaşadığı çevre koşulları ve anne-babanın davranış şekilleri gözden geçirilmelidir. Bunlara ek olarak gerekli durumlarda hızlı ilerlemenin sağlanabilmesi için ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Sanılanın aksine kullanılan ilaçların bağımlılık yarattığına dair ise herhangi bir kanıt bulunamamıştır. 

 Özet

Depresyon, tıpkı erişkinlerde olduğu gibi çocuk ve ergenlerde de görülmektedir. Yapılan araştırmalarda çocuk ve ergenlerde sık bir şekilde görüldüğü tespit edilmiştir.



Anne babaların çocuklarındaki değişimleri takip etmeleri ve içe kapanma, alınganlık, huzursuzluk, sinirlilik gibi belirtileri fark etmeleri halinde Çocuk ve Ergen Psikiyatristine başvurmaları çok önemlidir. Unutmayalım ki erken tanı ve tedavi Depresyonun yarattığı olumsuz etkileri en aza indirgeyecektir.



Depresyon, tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Çocuk ve ergenin yaşamış olduğu ortam koşullarının ve aile içi ilişkilerinin düzenlenmesi, stresli yaşam olayları ile baş edebilme becerilerinin arttırılması ve gerekli olgularda ilaç tedavisine başlanması tedavinin ana hedefidir.












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder